3 Eylül 2010, Cuma



Mehmet Deniz Olcayto
BÖSEWİCHT OYUNLARI...
Rüştü Kam
ZEKAT'I SADECE ZENGİNLER VERMEZ
Tahsin Melan
SENİN YOLUNDA - YA RAB
İlter Gözkaya-Holzhey
YANILTICI SÖZCÜKLER
Ergül İlter
YILDIZ OLSAM UZAYDA
Ahmet İncel
ROBİNSON CROUSE'NIN ADASI
Son yorumlar
*** Yeşiller Partisinden Ramaz...
Kızılbaş kime derler?
Suçumuz Nedir Biz garibi vatanız Darü cihanda kaldık De...
03/09/10 22:02 devamı...
yazan: Kizilbas Özcan

ZEKAT'I SADECE ZENGİNLER VERME...
Zekat i sadece zengin vermez
Evvelen haber vermeden ve belkide bazeni pek degere layik ol...
03/09/10 22:04 devamı...
yazan: hasen

ZEKAT'I SADECE ZENGİNLER VERME...
okumaya basladim ama bitiremedim....
Rüstü Hocam Ilk evvela Allah uzun saglikli ömür versin... ...
03/09/10 12:56 devamı...
yazan: Mustafa Eksi

*** Berlin'de CDU'dan iftar ye...
Alevilik
yukarda Hz. Ali den soz edip ama sünni, alevi ayrimciligi ya...
03/09/10 00:33 devamı...
yazan: Berdan Cimen

*** Berlin'de CDU'dan iftar ye...
Hala Aleviligi Kendisi anlamayan Alevil
Neden kendi inancinizi ögrenmiyorsunuz sizlere sasiyorum ...
02/09/10 22:36 devamı...
yazan: Abdaloglu

*** Yeşiller Partisinden Ramaz...
Kizilbas Özcan ve ateist Cem
Evet arkadaslar siyasetci ve yaygin dinin esiginde hareket e...
02/09/10 19:38 devamı...
yazan: Ali Yazar

*** Berlin'de CDU'dan iftar ye...
Sünni Emine Demirbüken Alevilerede muhar
Bravo, Emine hanim acaba muharremde de yemek davetini yapac...
02/09/10 19:43 devamı...
yazan: Ali Coskun

*** ''Sarrazin Almanya'ya zara...
SPD li Türkler´de simdi sira
Halen hic bir sey olmamis gibi SPD ´de görevlerini sürdüren ...
02/09/10 13:22 devamı...
yazan: Ali Özyurt

*** TV programında tartıştılar
Almanya'da yabanci düsmanligi
Yabanci düsmanligi alman milletinin karakterinin degismeyen ...
02/09/10 06:48 devamı...
yazan: Azmi Güran

 

ZAMAN MI YOKSA BİZLER Mİ DEĞİŞTİK? Yazdır E-posta

ahmetincelbuyuk1.jpg

 

 

ZAMAN MI YOKSA BİZLER Mİ DEĞİŞTİK?


Memleketim Aydın'a her gidişimde doğduğum ve çocukluğumun geçtiği kentte sokak sokak dolaşıp bir şeyler ararım, ama ne aradığımı tam olarak ben de bilmem. Özellikle sabah namazı sonrası uyuyan kentin boş sokaklarını bir gözlemci edasıyla dolaşırım. "Hey bak bu top koşturmaya çalıştığımız boş arsa", "a bak saklambaç oyunlarında beni hiç bulamadıkları fabrika eskisi", "a bak ilk aşık olduğum kızın yaşadığı ev" kendi kendime bunlara benzer cümleler kurarak dolaşırım. Ama her kurduğum cümle beni daha da fazla hüzne sürükler... Çünkü anılarımın kutsal yapılarının yerine şimdi duygusuz soğuk dev binalar almış. "Börekçi Zehra ninenin" bahçesinde nar ağaçları yükselen evi yok artık, çocukluğumda kovboyculuk oynadığımız küçük parkımızı büfe ve elektrik santralı koyarak katletmişler. Okuduğum, bahçesinde koştuğum ilkokulum bile yok artık, yıkıp yenisini yapmışlar...


Sorarım "eski komşularımızdan kim var" diye, derler "artık hiç biri kalmadı, yeni bloklarda oturanları da tanımayız". Sorarım "Yalçın ağabeyim nerede?" derler "yaşlılar yurdunda", sorarım çok sevdiğim çocukluk arkadaşım Rifat nerede, derler intihar etti, sorarım şu nerede? derler "sizlere ömür trafik kazasında...", sorarım bu nerede? "sizlere ömür, kalp krizi...".


Ömür ömür de, ama bu artık her gün güneşin altında küçülen buzul parçasına benzer hale geldi. Her gün bu ömürden bir şeyler kopuyor ve gittikçe küçülüyor... Özellikle uzun yıllardır yurt dışında yaşayan bizler, eskilere takılıp kalıyoruz ve her yurda gelişimizde geçmişimizle hesaplaşıyoruz... Aradığımızı bulamayınca hüzne kapılıyor ve bu kayıplarımızı sözüm ona "acı gurbet" e bağlıyoruz. Sanki yurtta kalsaydık bu kayıplarımız olmayacakmış gibi...


Bu bizim iş "bayramların eski tadı yok" muhabbetine benziyor. Bayramlar aynı, şu an çocuk olanlar belki aynı zevki alıyor. Kısacası değişen bayramlar değil, bizleriz... İki yılda bir bayram nedeniyle alınan ve başucuma koyarak, bayram sabahını zor beklediğim ayakkabıların bana verdiği sevinç duygusunu, acenteden yeni cip aldığımda bile tadamıyorum... O zamanlar aşık olduğum kızın evinin önünden "zor dostum zor sevilmeden sevmek" parçasını çalarak bir kez geçebilmek için babamın arkadaşının arabasını yıkarken, bugün vakitsizlikten otomatik yıkama tesisine bile zor girebiliyorum...


Neler değişti? Hiçbir değişmedi, biz değiştik... İşi "değiştik" kelimesiyle atlatmaya çalışsak bile doğru olan cümle "yavaş yavaş yaşlanmaya başladık" olsa gerek...

 

Ahmet İNCEL

 

 

Ahmet İncel'in ha-ber.com'da yayınlanan tüm yazıları

 




  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code

 
Anasayfa | Yerel | Almanya | Türkiye | Avrupa | Dünya
Impressum - Künye | favorilerime ekle | AGB`s

Copyright 2007-2010, ha-ber.com. Her hakkı saklıdır.

 


Joomla Random Flash Module by DART Creations