11 Eylül 2010, Cumartesi



Yıldız Akalın
NEREDE KALMIŞTIK?
Hasan Arslan
ADANALI TÜRKİYE KÖKENLİ ALMANYALI
Tahsin Melan
UNUTMA!
Dr. Ali Sak
NEDEN ''EVET'' DİYECEĞİM
Bahattin Gemici
VAKİT VARKEN HAYIR!..
İlter Gözkaya-Holzhey
DİDİM CHP SEMİNERİ
Son yorumlar
NEDEN ''EVET'' DİYECEĞİM
YAPMAYIN YA HOCAM YAPMAYIN
Neden bu kadar zahmet ettiniz bir "EVET" demek icin :-) Lütf...
10/09/10 22:54 devamı...
yazan: Adnan BEKAR

*** ''Bu kitap Almanya'nın iti...
Adam dogru söylemistir
Adam gercekleri söyleyince suclu duruma düstü. Yazdiklari co...
10/09/10 22:53 devamı...
yazan: Aydin

*** Fenerbahçe boksta profesyo...
elimden tuta olsa
vurdugumu indiriyorum elimden tutan olsa kimseyi mahcup etm...
10/09/10 21:39 devamı...
yazan: abdullah kara

KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSU...
Kafam karisti.
Baska bir yazinizda Kurban kesmenin sadece hacca gidenlere f...
10/09/10 21:39 devamı...
yazan: Pelin Turnsek

ADANALI TÜRKİYE KÖKENLİ ALMANY...
Ben de İstanbul'da ADANALI Kim.Y.Müh. işadamı. Türküm diyem...
10/09/10 14:31 devamı...
yazan: BURHAN SAVAŞ

*** Sınıfta kalma uygulaması k...
sınıfda kalma
benım 4 zayıfım vardı 1ını verdım ama kaldı yazıyo smdı napc...
10/09/10 12:41 devamı...
yazan: ayşenur

ANAYASA REFERANDUMUNA NEDEN HA...
Şİmdi Gerçekten Yeni Şeyler Söylemek Laz
Şimdi Gerçekten Yeni Şeyler Söylemek Lazım! Fikirlerimi d...
10/09/10 04:08 devamı...
yazan: Cetin Arı

MİLYONLARCA SARRAZİNLER AYNI G...
Biz çözmeliyiz
Sayin Bay Keskin.Bizler hep öneriyoruz ,sizinde sürekli yapt...
10/09/10 02:11 devamı...
yazan: Nergiz Bölükbasi

*** Almanya'da Ramazan Bayramı...
Bayram
Seneler gecti, bayramlar Avrupada, Almanyada ve tabbiiki Ber...
09/09/10 23:39 devamı...
yazan: Aydin Özsoy

 

KÜFECİ ÇOCUK Yazdır E-posta

(c) ha-ber.com

 

 

 

KÜFECİ ÇOCUK


Çocuk, sırtındaki boş küfesi olduğu halde yanıma usulca yaklaştığında ona başımla istemem işaretini yaptım; o anda pazarcıyla konuşmam bitmiş, parasını ödemiş, aldığım birkaç torba sebzeyi yere, ayaklarımın dibine koyuyordum. Bunlar olurken, çocuk daha da yaklaştı, ince ve cılız bir sesle sordu,

- Taşıyayım mı abla?

Bunu söylerken, hafifçe omzuma dokundu; onun ısrarına sinirlendim, yüzüne bakıp, biraz tersçe cevap verdim.

        - İstemem dedim ya!

Gözlerinde umut söndü. Sırtındaki omuz askıları kirli ve soluktu, on dört- on beş yaşlarında olmalıydı; o mu çok zayıftı, küfe mi çok büyüktü önce anlayamadım; sonra sonra düşünüyorum da, bir anlık bakışımla, bu kadar ayrıntıyı nasıl da görmüştüm. Cevabım, gözlerindeki umudu söndürmüştü. Ona niye baktım? Elbette üç torba için küfe mi taşıtacaktım? Çocuk yenik, çocuk neşesiz ve bıkkın, yanımdan ayrıldı.


Pazarcıdan paramın üstünü ve ayaklarımın dibine bıraktığım torbalarımı eğilip yerden aldım. Hava çok güzeldi, açık ve güneşliydi, laf olsun diye pazara gelecek ne vardı sanki? Ağır ağır yürümeye başladım, içim sıkılıyordu, pazarcılar sanki beynimde bağırıyorlardı. Çocuk ince uzun, sarı benizli ve yorgundu, yine de bana sorarken gözleri umut doluydu; usulcacık çekingen dokunuşu, " Taşıyayım mı abla" deyişi, "Yok istemem" deyince çöken sıska omuzları, yere inen göz kapakları...


Sokağın başına kadar yürümüşüm; sahi ben niye pazara gelmiştim? Sözde, önce tülbentçilere gidecektim, şu çok ilerideki tezgâhlara, iki tane oyalı, dallı güllü yazma almak için. Yazlıktaki evimizin, duvar nişlerine yayıp, Avanos'tan aldığım toprak testi ve kandillerin, daha da güzel durmaları için. İki oyalı yazma! Benim bildiğim, pazardan sebze ve meyveler, en son alınır ama ben bunu hep yapıyorum; baştan alınacak hafif şeyler dururken, gidip hemen sebzelere dadanıyorum, sanki kaçacaklar!

Durgunlaşmış, düşünceli bir halde yürürken sıkıntıyla ve merakla etrafıma bakınıyordum. İçimden de kendi kendime konuşuyordum; Acaba küfeci çocuğa rastlar mıyım? Eğer rastlarsam kesin kararlıyım, üç torba da olsa kocaman küfenin içine atacağım; bana mı kaldı, çocuk gözlerdeki umudu söndürmek?!


Böyle kendi kendime kızıp, içim ezik yürürken, onu gördüm; sebze tezgâhlarının arkasındaki akasya ağacının dibine, kaldırım kenarına oturmuş, boş küfesini de yanına bırakmıştı; diğer yanında ise, kendisinden birkaç yaş büyükçe bir delikanlı oturuyordu ve birbirlerine çok benzedikleri için, onları görür görmez kardeş olduklarını anlamıştım. İkisi de, oturdukları kaldırımda, yere yaydıkları bir gazete parçasının üzerindeki domates ve ekmekten oluşan yemeklerini yiyorlardı. Küfeci çocuk, ağabeyi olduğunu tahmin ettiğim gencin, bir eline ekmek parçasını, diğer eline de domatesi tutturdu; biraz daha dikkatli baktığımda, gencin kör olduğunu gördüm ve bunu anlar anlamaz göğsüm sıkıştı, adeta nefesim daraldı.


Aceleyle çantamdan su şişesini çıkarıp dibinde kalan birkaç yudum suyu içtim. Tekrar onlara baktığımda, küfeci çocuğun yerinde olmadığını gördüm, etrafta da görünmüyordu. Kör olan gencin yanına gidip, artık boşalmış olan avucuna yüklüce bir para bıraktım; önce biraz ürktü ama onunla biraz konuşup sohbet edince rahatladı; hatta gördüğüm kadarıyla yüzüne bayağı bir mutluluk tebessümü oturdu. Ben ondan uzaklaşırken, onun arkamdan ettiği dualarını duyuyordum. Yine dalgın, bezgin ve amaçsız, pazar sokağının sonuna doğru yürürken onu, küfeci çocuğu gördüm; yanındaki genç kadın, elindeki karnabaharı, tepeleme dolu olan küfenin en üstüne oturttu; çocuk, hem kendi dengesini, hem de yükünün dengesini ayarlayarak doğruldu. Dizleri bükük, sırtı öne doğru eğik yürüyordu; yine de, yüzünde az önce de ağabeyinde gördüğüm gibi mutluluk tebessümü vardı. Mutlu olabilmek için ne kadar çok şeye sahipken, çoğu kez nasıl da sahip olduklarımızın farkına bile varmayız!


Çocuk, sanki son yükünü de almıştı ve küfenin askıları, sıska omuzlarına gömülmüştü. Genç kadın, hala tezgâhlara bakarak, çocuğun önü sıra yürüyordu, hiç acelesi yoktu. Çocuk yanımdan geçti, ona baktım, gözlerinde umut vardı...

 


Ergül İLTER

 

 

Ergül İlter'in ha-ber.com'da yayınlanan tüm yazıları 

 




  Yorumlar (5)
 1 Boşvermişlik..
Yazan Duyg Sevik, 09-03-2010 15:37
Her zmana yaptığımız birşeydir. "Boşvermişlik!" Ne güzel anlatmışsınız, hep başımıza gelen bir duyguyu.. Elindeki umudu yıkmamak için keşke daha fazlasını yapabilsek.. Dürüst ve içten duygularınız için teşekkürler..
 2 Küfeci cocuk
Yazan Hülya, 09-03-2010 12:12
birden icime sanki 1000 kilo bir agirlik cöktü, zira bende cok iyi hatirlarim o küfeci cocuklari, pazarlarda. 40 Senedir Berlin deyim. Ama izinlerimde nedense gözüm hep O´ pazarlardaki beni unutmayin elinizi verin , görünüsündeki , küfeci cocuklarda veya kücücük sandigi ile "boyayalim mi abla " muhabbeti ile gelen boyaci cocuklardadir. Bende bir gün Ist.Kadiköy´de balik pazarindayim, zevk icin -izindeyim ya-bakiniyorum, Abla hamal lazim mi? diye gercekten ufacik bir cocuk karsim da. Ah gülüm ben sana nasil kiyarim da paketimi tasitirim diye düsündüm. Ama su an bile icim burkuldu düsünürken, o ufacik omuzlar, yalvarircasina bakan gözler, hayatin ne derece acimasiz oldugunu insana hissettiren mimikler, n´lur beni duyun deyen ,ümitsizlikler...Cocugu pekiyi diyerek sözde hamalligini kabul ettim, ancak o kadar sevimli ve bu is icin ufak ki, paketlerimizi ortak tasidik. ama ev Acibadem de , tabii taksiye bindik, cocuk korktu, abla nereye? eve dedim, A.. ben yürürdüm dedi, nasil yani? o yolu sana yürütürmüyüm dedim. Ve taksiden indik, eve sözde dolu sepeti bosalttirdik. Annem evladim, bunu tasirdin niye hamal tuttun? dedi. Hamal cocuk benim paketlerimi degil , "Gönlümüzdeki insanlara verebilecegimiz güzellikleri " tasidi, ve mutlu memnun vedalasti, yine ben burdayim, Teyze...vedalari ile helallasti , gitti...
 3 gözlerdeki umut için
Yazan nilgün.., 08-03-2010 16:53
YİNE ÇOK GÜZEL..VE DOKUNAKLI...YÜREKLERE BİR KEZ DAHA DOKUNDUNUZ..
 4 elinize sağlık
Yazan gülay kartepe, 08-03-2010 16:53
Çok hüzünlendim, devamını bekliyorum, teşekkürler.....
 5 İÇİMİZDEKİ UMUT HİÇ SÖNMESİN
Yazan MİNE, 08-03-2010 10:32
Ellerinize ve yüreğinize sağlık Ergül Hanım, yine bizlere çok güzel bir hikaye okuma fırsatı verdiniz. Yüreğimizde ki umutların hiç sönmemesi dileklerimle...

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code

 
Anasayfa | Yerel | Almanya | Türkiye | Avrupa | Dünya
Impressum - Künye | favorilerime ekle | AGB`s

Copyright 2007-2010, ha-ber.com. Her hakkı saklıdır.

 


Joomla Random Flash Module by DART Creations