6 Eylül 2010, Pazartesi



Yıldız Akalın
NEREDE KALMIŞTIK?
Hasan Arslan
ADANALI TÜRKİYE KÖKENLİ ALMANYALI
İlter Gözkaya-Holzhey
DİDİM CHP SEMİNERİ
Ergül İlter
GEMİCİ EFKARI
Rüştü Kam
ZEKAT'I SADECE ZENGİNLER VERMEZ
Tahsin Melan
SENİN YOLUNDA - YA RAB
Son yorumlar
ADANALI TÜRKİYE KÖKENLİ ALMANY...
Hasan Bey, Yazinizi ilgi ile okudum. Verdiginiz bilgiler ...
06/09/10 16:44 devamı...
yazan: Ümit Bilgili

ADANALI TÜRKİYE KÖKENLİ ALMANY...
Adanalilar cok pasif ve daginik.
Bence Hasan Arslan yazisindaki sitemde hakli. Almanyada , av...
06/09/10 16:05 devamı...
yazan: Yusuf Arikoglu

ADANALI TÜRKİYE KÖKENLİ ALMANY...
Bende Adanaliyim
Hasan Bey merhaba, Yazinizi dikkatlice okudum. Ben de Ada...
06/09/10 13:24 devamı...
yazan: Dr. Latif Celik

*** Almanya'da hac kayıtları b...
cok ugrastim agustos basindan beri hac k
sayi özdemir temuz sonundan beri hac kayitlarimizi yaptirmak...
06/09/10 05:47 devamı...
yazan: ismail güngor

*** Sarrazin adı nereden geliy...
Diline saglik Özcan Mutlu! Keske baskalari da bu ismi senin ...
05/09/10 20:13 devamı...
yazan: Veli Tutan

SARRAZIN VE DİĞERLERİ
düsünce özgürlügü
Ben bu konuda Sarrazin'i haklı buluyorum. Kimse kendi ülkesi...
05/09/10 20:00 devamı...
yazan: A. Caner

*** Aylin Selçuk tehdit mesajl...
Takdire sayan girisim
Sayin Aylin Hanim, Ögrenci olmana ve zamanin kisitli olma...
05/09/10 15:32 devamı...
yazan: Hakan Türkcan

*** Berlin Türk Cemaati'nden i...
Tebrikler Türk Camaati
Böyle bir güzel organizasyonu hazirlayip Iftar yemegi veren ...
05/09/10 14:37 devamı...
yazan: SÜLEYMAN UZUN

*** Sarrazin'i partisinden ihr...
ASLINDA SARRAZIN HAKSIZDA DEGIL .....
Biraz evvel bilgisayarda Sarrazin ile ilgili yazilari okurke...
05/09/10 12:12 devamı...
yazan: ADALET

 

SELÂM OLSUN NÂZIM HİKMET'E Yazdır E-posta

(c) ha-ber.com

 

 

 

SELÂM OLSUN NÂZIM HİKMET'E

 

Nâzım Hikmet 15 Ocak 1902 yılında, Selânik'te doğdu. Baba tarafından dedesi Mehmet Nâzım Paşa, Selânik'te son Türk valisiydi. Nâzım Hikmet ömrünün on beş yıla yakınını hapiste, yirmi yılını gurbette; yurt dışında geçirdi. 3 Haziran 1963 günü Moskova'da öldü. Mezarı halen Moskova'da, Novodeyvici ünlüler mezarlığındadır.

Nâzım Hikmet, Atatürk'ten sonra dünyada en çok tanınan Türk'tür. Eserleri elliyi aşkın dile çevrilmiştir. Şiirlerinden ve düşüncelerinden dolayı haksız yere hapislere atılan Nâzım'ın kitapları; masalları, romanları, oyunları ve şiirleri şimdi elden ele dolaşıyor. Halkımız yürüyüşlerde, mitinglerde ve grevlerde onun şiirlerini dillerden düşürmüyor. O'nun bir şiirini uzun süredir Ankara'nın ayazında her türlü baskıya karşı "Ölmek var, dönmek yok!" diye direnen, haklı mücadelelerini ısrarla sürdüren Tekel işçilerine armağan edelim.


TÜRKİYE İŞÇİ SINIFINA SELÂM


Türkiye işçi sınıfına selâm

Selâm yaratana

Tohumların tohumuna, serpilip gelişene selâm

Bütün yemişler dallarınızdadır

Beklenen günler, güzel günlerimiz ellerinizdedir

Haklı günler, büyük günler

Gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan

Ekmek gül ve hürriyet günleri


Türkiye işçi sınıfına selâm

Meydanlarda hasretimizi haykıranlara

Toprağa, kitaba, işe hasretimizi

Hasretimizi, ayyıldızı esir bayrağımıza


Düşmanı yenecek işçi sınıfımıza selâm

Paranın padişahlığını

Karanlığını yobazın

Ve yabancının roketini yenecek işçi sınıfına selâm


Türkiye işçi sınıfına selâm

Selâm yaratana

İnsan, Nâzım'ın eserlerinin yasaklı olduğu günleri anımsamadan edemiyor. O'nun şiirlerini, kitaplarını okuyan nice insan hapislere atılmış, işinden gücünden olmuştur. Ne ki konan yasaklar artık bir işe yaramıyor. Düşünceler, edebiyat yasak ve sınır tanımıyor. İçinde yaşam gücü taşıyan bir tohum misali günü gelince en sert kayaları bile çatlatıyor.

Hasanoğlan Atatürk İlköğretmen Okulu'ndaki ağabeylerimizden Ali Özgür, bir gün bana Nâzım'ın Kuvayi Milliye Destanı'nı verdi. Yıl 1969. Henüz on beş yaşındayım. Yasak ya da sakıncalı kitapları gizli gizli okumanın ayrı bir keyif verdiğini de burada belirtmeliyim. Kitabı gazete kağıdı ile kaplayarak ve kem gözlerden saklayarak bir solukta okudum. Bu kitapta Nâzım Hikmet, Büyük Taarruz öncesinde, Mustafa Kemal'i şöyle betimliyor:

"Paşalar, O'nun arkasındaydılar.

O saati sordu.

Paşalar "üç" dediler.

Sarışın bir kurda benziyordu

Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.

Yürüdü uçurumun başına kadar

Eğilip durdu.

Bıraksalar

İnce uzun bacakları üstünde yaylanarak

Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi akarak

Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı."

Nâzım bize şiiri sevdirmişti bir kez... O'nun etkisiyle biz de şiir karalamaya başladık o dönemde. Okul sıralarında O'nun bir çok şiirini ezberledim ve fırsat buldukça çevremdekilere okudum. Son sınıftaydık. Bir arkadaşımın anı defterine o günkü politik ortamı değerlendiren ve geleceğe olan umudumuzu dile getiren bir yazı yazmış, yazının sonuna Nâzım'ın Davet isimli şiirinden aldığım iki dizeyi eklemiştim. "Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın / Yok edin insanın insana kulluğunu."

Günün birinde ırkçı görüşleriyle tanınan nöbetçi öğretmenlerden biri, arkadaşımın anı defterini zorla elinden almış ve yazdığım yazı için beni disiplin kuruluna sevketmişti. Yıl bin dokuz yüz yetmiş iki, 12 Mart faşizminin hüküm sürdüğü dönem... Başbakan Nihat Erim'in balyoz harekatı sürüyor; aydınlar, öğretmenler, öğrenciler tutuklanıyordu. Disiplin Kurulu Başkanı Asım Yılmaz, "Bu memlekette insan insana kulluk mu ediyor?.. Ne sömürüsü?.." diye bana bağırıp çağırmış, uzun uzun nutuk çekmişti.


O dönemde tutuklanmak, okuldan atılmak işten bile değildi. Sonunda iki hafta okuldan uzaklaştırma cezası almış, benim gibi benzeri suçlardan ceza alan sınıf arkadaşlarım Mehmet Ali Ünal ve Yusuf Eryücel ile birlikte Çorum'un Ortaköy ilçesinin Cevizli köyüne gitmiştik. Bu sayede Alevi yurttaşlarımızı ve köylerini yakından tanıma olanağı bulmuştum. Aldığım ceza sonunda bitirme sınavlarının ikisine katılamamış ve bu yüzden güz döneminde mezun olmuştum.

DAVET

"Dörtnala gelip uzak Asya'dan

Akdeniz'e bir kısrak gibi başı gibi uzanan

Bu memleket bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak

Ve bir ipek halıya benziyen toprak

Bu cehennem, bu cennet bizim

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,

Yok edin insanın insana kulluğunu.

Bu davet bizim.

Yaşamak! Bir ağaç gibi tek ve hür

Ve bir orman gibi kardeşçesine,

Bu hasret bizim."


Nâzım'ın kitaplarını okuyan insanın onu sevmemesine olanak var mı? Siz bakmayın O'nun hakkında ileri geri konuşanlara; O'nu karalamaya kalkanlara...Tarih onları anımsamayacaktır bile. Türkiye Nâzım Hikmet'e sahip çıkmıştır. O'nun adına Anadolu'nun nice köylerine çınar ağaçları dikilmiştir. O edebiyatımızın ölümsüz çınarlarından biridir. O'nun değeri ileride daha da çok anlaşılacak, şiirleri ilkokul kitaplarına kadar girecektir.

Gittiği her yerde, "Ben Türk şairi Nâzım Hikmet" diyen ve yurdumuzu dünyaya tanıtan büyük ozan bizim ulusal onurumuz ve gurur kaynağımızdır. Siyasi komplolara kurban gitmemek için yurdu terketmek zorunda kalan ama, memleketini bir an olsun unutmayan, ayrılığın acısını ta yüreğinde hisseden ve buram buram memleket özlemi kokan birbirinden güzel şiirler yazan gerçek yurtsever Nâzım'a kulak verelim :

"Memleketim, memleketim, memleketim,

ne kasketim kaldı senin ora işi,

ne yollarını taşımış ayakkabım,

son mintanın da sırtımda paralandı çoktan,

Şile bezindendi.

Sen şimdi yalnız saçımın akında,

infarktında yüreğimin,

alnımın çizgilerindesin memleketim,

memleketim,

memleketim..."

 

Bahattin Gemici

  

 

Bahattin Gemici'nin ha-ber.com'da yayınlanan tüm yazıları

 




  Yorumlar (1)
 1 selamlar
Yazan Hasan Burgucu, 07-02-2010 22:39
Selam Bahattin, 
Hamburgtan selamlar.

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code

 
Anasayfa | Yerel | Almanya | Türkiye | Avrupa | Dünya
Impressum - Künye | favorilerime ekle | AGB`s

Copyright 2007-2010, ha-ber.com. Her hakkı saklıdır.

 


Joomla Random Flash Module by DART Creations